RAHİM İÇERİSİNDEKİ VE RAHİM AĞZINDAKİ POLİPLER KISIRLIK YAPAR MI

POLİP KISIRLIK YAPAR MI?
RAHİM İÇERİSİNDEKİ VE RAHİM AĞZINDAKİ POLİPLER KISIRLIK YAPAR MI?

Polipler vücutta birçok organda oluşabilen, boyutları genellikle birkaç milimetre ile birkaç santimetre arasında değişen (nadiren daha büyük olabilir) iyi huylu oluşumlardır. Rahim içerisinde oluşan poliplere endometrial polip adı verilir, rahim ağzında oluşan poliplere servikal polip adı verilir.

Rahim ağzındaki polipler kısırlığa (infertilite) neden olur mu?
Kısırlık konusunda polip denilince akla genellikle rahim içerisinde oluşan endometrial polipler gelir. Çünkü rahim ağzındaki oluşan servikal polipler genellikle çok küçük milimetrik boyutlardadır ve kısırlıkla ilgili değillerdir. Rahim ağzındaki bir polip ancak rahim ağzının içerisinden rahim içerisine doğru uzanan kanalda (servikal kanal) yer alırsa spermlerin rahim içerisine doğru geçişine engel olabilir ki bu pratikte pek rastlanan bir durum değildir.

Rahim içerisindeki endometrial polipler gebe (hamile) kalmayı engeller mi?
Endometrial polipler infertil hastaların yaklaşık %10’unda bulunur, bunların bir kısmı aşırı kanama gibi şikayetlere neden olmadığı için farkedilmeyebilir. Bir kısmı infertilite nedenini araştırmaya yönelik yapılan SİS (sulu ultrason), histeroskopi gibi tetkikler sırasında farkedilir.
Endometrial polipler ile infertilite (kısırlık) arasındaki ilişki çok net olarak ispatlanmamış olsa da genel görüşler şu şekildedir:
– Küçük endometrial polipler (2 cm’den küçük) gebelik oluşmasına engel olmaz, kısırlık sebebi değildir, düşüğe neden olmaz. (Çok net ispatlanmış bir bilgi değil.) Bu nedenle kısırlık tedavisi öncesi veya gebelikten önce cerrahi olarak çıkartılmaları şart değildir. Ancak farkedilmişse genellikle tüp bebek uygulamalarından önce histeroskopik olarak çıkartılırlar.
– Büyük endometrial polipler (4-5 cm) rahim iç tabakasında (endometriumda) inflamasyona neden olarak, gebelik materyalinin yerleşmesine engel olarak gebelik şansını azaltabilir veya gebelik oluştuktan sonra düşüğe neden olabilir. Bu nedenle bunların ameliyatla çıkartılmaları önerilir.
– Yapılan bazı araştırmalarda polipin çıkartılmasının tüp bebek başarısını arttırmadığı gösterilmiştir. (kaynak)
– İnfertil hastada polip tespit edilmişse aşılama (IUI) ve tüp bebek (IVF) uygulamalarından önce histeroskopik yöntemle alınması önerilir.

KISIRLIĞI ÖNLEMEK

KISIRLIĞI ÖNLEMEK
KISIRLIK (İNFERTİLİTE) NASIL ÖNLENİR?

Kısırlık problemi yaşayan çiftlerde sorun kadın veya erkekte eşit oranda saptanabilmektedir, bazen her iki kişide de sorun saptanabilmektedir. Kısırlık problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık %10-15’inde ise ne kadında ne erkekte hiçbir sebep satnamamamaktadır. Kısırlık ve nedenleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Kısırlığın kadına ve erkeğe ait çok çeşitli nedenleri olabilmektedir, bu nedenlerden bazıları önlenebilir en azından riski azaltmak için bazı önlemler alınabilir niteliktedir ancak bazı nedenler (doğuştan olanlar gibi) önlenemez niteliktedir.

Bireylerde veya bir toplumda kısırlık (infertilite) problemine neden olabilecek riskleri önlemek veya en aza indirebilmek için bazı önlemler alınabilir, aşağıda bu önlemlerden bazıları sıralanmıştır.
– Sigara, alkol, uyuşturucu madde gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak.
– Stresten uzak durmak
– Sağlıklı beslenme kurallarına özen göstermez, aşırı kilo almamak.
– Kadınların yılda bir düzenli jinekolojik kontrol muayenesi olması bazı hastalıkların erken teşhisi sayesinde kısırlığın önlenmesini sağlayabilir.
– Cinsel ilişki ile geçen bazı hastalıklar PID gibi hastalıklara neden olarak kadın ve erkekte infertilite problemine neden olabilir. Bu nedenle bu tür hastalıklar açısından risk oluşturabilecek ilişkilerden uzak durmak veya kondom kullanmak önemlidir.
– Güvenilir olmayan cinsel ilişkilerde kondom (prezervatif) kullanmanın yaygınlaştırılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi için kampanyalar yapılmalıdır.
– Toplumda cinsel yolla geçen hastalıklar açısında risk altında bulunnan bireyler düzenli aralıklarla sağlık taramasından geçirilmelidir.
– Yaşın ilerlemesi ile özellikle kadınlarda üreme potansiyeli azaldığı için evlenme ve hamilelik ile planları yaparken yaş faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekir. (bkz: kadının yaşı…, erkeğin yaşı…)
– Kimyasal maddelerle ilgili bir iş yerinde çalışıyorsanız bu maddelerin solunmasının veya temas etmenin kısırlık ile ilgisi var mı araştırmalısınız.
– Erkeklerde inmemiş testis veya varikosel gibi sperm kalitesini azaltacak hastalıkların erkenden tespit ve tedavi edilmesi.
– Okul, askeri birlikler gibi alanlarda topluma üreme sağlığı konusunda bilgi verilmesi.

AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE

AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE (NEDENİ BİLİNMEYEN KISIRLIK)
(SEBEPSİZ KISIRLIK, İNFERTİLİTE)
İnfertilite nedeniyle başvuran çiftlerde bazen kadında, bazen erkekte, bazen de her ikisinde birden sorun saptanabilir fakat bu çiftlerin yaklaşık %15’inde her ikisinde de kısırlığa neden olan hiçbir etken bulunamaz bu duruma açıklanamayan infertilite (sebebi bilinmeyen kısırlık) yada izah edilemeyen infertilite denir.

Bu çiftlerde hem kadına hem erkeğe yapılan bütün tahliller, hormon tahlilleri, sperm tahlili,  ultrason, histerosalpingografi (rahim filmi), laparoskopi(?) normal sonuç vermiştir. Açıklanamayan infertiliteye aslında muhtemelen hücresel bazı bozukluklar sebep olmaktadır ancak bugünkü teknoloji bu sorunları saptayamamaktadır. Bütün tahlilleri normal hastalarda açıklanamayan infertilite teşhisinin konulması için laparoskopi yapılması ve bunun da normal bulunması her zaman şart değildir, laparoskopi gerekli hastalarda eklenebilir.

Tedavi:
Açıklanamayan infertilitede tedavi algoritması ve sırası hakkında farklı öneriler olsa da kullanılan tedavi yöntemleri şunlardır:
– Bir süre çiftlerin kendi kendilerine gebelik denemeleri için düzenli zamanlanmış cinsel ilişkide bulunmaları. Bu zaman içerisinde sigara, alkol, fazla kilo gibi doğurganlık kapasitesini azaltıcı etkenlerin düzenlenmesi, yaşam tarzı değişiklikleri. Bu şekilde açıklanamayan infertilitesi olan çiftlerin %10-20’sinde 1 yıl içerisinde kendiliğinden hamilelik oluştuğu gösterilmiştir araştırmalarda.
– Endometriozis şüphesi varsa laparoskopi yapılabilir.
– Yumurtlama tedavileri (ovulasyon indüksiyonu) ve aşılama (IUI) . Ovulasyon indüksiyonu ve aşılama yapılan ile her 1 ay için gebelik elde edilme şansı ortalama %10 bulunmuştur. (Klomifen + Aşılama: %7 , Gonadotropin + aşılama: %9-12)
– Tüp bebek (IVF, ICSI) : Açıklanamayan infertilite tedavisinde en başarılı ve en pahalı yöntemdir.